☮Ben Kendim☯

1.5M ratings
277k ratings

See, that’s what the app is perfect for.

Sounds perfect Wahhhh, I don’t wanna
ozanonen

Penguen’deki yirmi yedinci yazım: “Kaplanlıyorum”

ozanonen

“İstiyorum”, “İçiyorum”, “Çapulluyorum”, “Seviyorum”, “Bekliyorum”, “Güneşleniyorum”, “Barışıyorum”, “Hissediyorum”, “Sabahlıyorum”, “Teslim Oluyorum”, “Turnalıyorum”, “Hatırlıyorum”, “Yazıyorum”, “Flanörlüyorum”, “Sakızlıyorum”, “Şekkliyorum”, “Şekspirliyorum”, “Tamtamlıyorum”, “Zürafalarla Bulut Yiyorum”, “Beynimle Sevip Kalbimle Düşünüyorum”, “Ay Carmela’yı Söylüyorum”, “Kendime Ait Bir Odadan Bildiriyorum”, “Yüzyıllık Mevsimsizliği İlân Ediyorum”, “Turuncu Balıkları Bulmaya Gidiyorum”, “Dört Duvar Arasındaki Bir ‘Ada’ya Yazıyorum” ve “Direniyorum” başlıklı haftalık Penguen yazılarımdan sonra, derginin 692. sayısında, “Kaplanlıyorum”u yazdım… 31 Aralık 2015 Perşembe’den itibaren tüm dergi satış noktalarından edinilebilecek yeni Penguen’deyse “Yeni Yıla Yeni Hayatlar Diliyorum” başlıklı yazım var.

image

KAPLANLIYORUM

■ Maruz kaldığımız gündeme dair paranoyalar beni ilgilendirmiyor. “Bizim şöyle yapmamızı istiyorlar”, “Bilmem hangi -izm bize şunu yapmak istiyor”, “Bu siyasetçiler böyle olmamızı istiyor”, “Dış mihraklar bunu istiyor”. Tüm bunlardan, kulübesine çekilmiş bir sivil itaatsiz gibi sakınmayı öğendim. Öğreniyorum. Öğeniyoruz. Öğreneceğiz. Bir şekilde akan ana arterin dışına çıkıp da tüm bu olan biten saçmalığa ve saçmalıkta kaybolmuş kendimize şöyle bir bakıp da, kendi saçmalığımıza dünyanın saçmalığı içinde usulca güldüğümüzde, ‘ülkeyi bir kişi, dünyayı da on kişi yönetiyor’ demek yerine; ‘dünyayı milyarlarca insanın, ülkeyiyse milyonlarca insanın boşvermişliği yönetiyor’ diyebileceğiz. 

■ Şehirlerimizde kaplan bırakmadığımız için, bugün kaplandan değil de insandan korkuyoruz; insanın çeşit çeşit yansımasından… Korkudan bile korkan yeni bir insan türü ile korkuyu büyüterek korkutan ve ancak böyle yönetebilen başka bir insan türü, fena halde uyumlandı ve bu melez ırk, yeryüzündeki en baskın ırk oldu: Her iki taraf da birbirini suçlayarak, aldıkları pozisyonun bahanesini yaratıyor. Sonuç: Bir hengâmeye karşı geliştirilmiş müthiş bir alışkanlık… Galiba, insan ruhunun ‘ortaçağ’ındayız. Korkularımız ve endişelerimiz, Salvador Dalí’nin “Bir Narın Etrafında Uçuşan Arı Nedeniyle Görülen Rüyadan Uyanmadan Bir Saniye Öncesi” isimli tablosundaki kaplanlar gibi taarruzdayken, çaresizce ‘suçluyoruz’.

■ Geç kalmak, trafik, patron, müdür, polis, terör, devlet başkanı, parasızlık, okul hayatı, mahremiyet ihlâli, terk edilmek, mahalle baskısı, aldatılmak, gelecek, işsizlik, beğenilmemek, sınava tabi tutulmak, onay alamamak, yalnız ölme fikri, kalabalık, karanlık, kanser, faşizm, savaş, krediler, taksitler, borçlar, durmadan ne yapmamız gerektiğini söyleyenler, şüpheli yabancılar, yalancılar, dedikoducular, kesin yargılar, kötü anılar, felaket haberleri, linç kültürü, tehditler, şantajlar, otorite… Tüm bunlar, yeni çağın yeni kaplanları ve biz, insanlar, etrafımızı saran bu yeni nesil pseudo kaplanların saldırısı altında, kaplandan kaçan atalarımız gibi bir anda adrenalin salgılıyor, nefes açlığı çekiyor ve kalp çarpıntıları yaşıyoruz.

■ Bu karabasanvari anlarımızıysa panik-atak diye tanımlayıp, 21. yüzyılın hüzünlü varlıklarına dönüşüyoruz. İlâç endüstrisi, bu yeni kaplanlara çare olarak, Xanax’ları, Prozac’ları, Cipralex’leri önermekten başka işe yaramıyor. Sayısız dev endüstri, hastalık adını verdikleri korkularımız sayesinde ayakta. Sayısız devlet, istihbarat örgütü, siyasi parti ve derin yapılanma, bu korkularımızdan beslenerek gücüne güç katıyor. Manzara buyken, “Böyle olsun istiyorlar” diye sayıklamak yerine; bir kaplan gibi, ormana meydan okurcasına yaşamalıyız. İçimizi dışımızı tepeden tırnağa fethedecek, aklımızı-kalbimizi bir gönülçelen gibi çalacak, ruhumuzu sıcak kürkler gibi sarıp sarmalayacak ormanlar, ancak, bir kaplan gibi yürüdüğünde varlar.

Ozan Önen | Penguen Dergi

Sayı 692, Sayfa 22 (24 Aralık 2015, Perşembe)
Vinyet: Doruktan Turan - Penguen Dergi

Ozan Önen @ Instagram
Ozan Önen @ Twitter

image

Fotoğraf: Selimiye Köyü & Selimiye Koyu, Marmaris - Muğla